Depresyon; sık görülen ve bireysel ve toplumsal maliyeti yüksek olan bir psikiyatrik bozukluktur. Depresyon hastalarında yaşam kalitesi birçok alanda bozulmaktadır. Depresyonun sıklığının ve yaygınlığının en geniş aralıkta 20-50 yaşları arasında pik yapar ve ortalama başlangıç yaşı 20-30’dur.
Tanı Nasıl Koyulur
İki haftalık dönem boyunca, aşağıdaki belirtilerden en az beşinin görülmesi gerekmektedir.
- Depresif duygudurum, neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde bulunur (örn: üzüntülüdür, kendini boşlukta hisseder ya da umutsuzdur) (Not: Çocuk ve ergenlerde kolay kızan bir duygudurum olabilir).
- Bütün ya da neredeyse bütün etkinliklere karşı ilgide azalma ya da bunlardan zevk alamama
- İştahta azalma ya da artma. İstemsiz olarak kilo verme ya da kilo alma
- Uykusuzluk ya da aşırı uyuma.
- Psikomotor ajitasyon ya da yavaşlama (başkalarınca gözlenebilir, huzursuzluk ya da yavaşladığı duygusu taşıma)
- Neredeyse her gün bitkinlik ya da enerji düşüklüğü
- Değersizlik, ya da aşırı ya da uygunsuz suçluluk duyguları
- Düşünmekte ya da odaklanmakta güçlük çekme ya da kararsızlık yaşama
- Yineleyici intihar düşünceleri ya da intihar girişimi ya da intihar için özel bir eylem tasarlama.
Bu belirtiler klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.
Depresyonun Klinik Seyri
Depresif dönemler genelde sinsi başlar. İştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma gibi bedensel belirtiler kliniğe hakim olduğu için ilk aşamada psikiyatri dışı hekimlere başvuru sıktır. Tedavi edilmemiş bir depresif atak yaklaşık 6-13 ay kadar sürmektedir. . Atak sayısı arttıkça bir sonraki yineleme riski artmaktadır. İleri yaşlardaki depresyonlar, psikotik özelliklerin olması başka bir psikiyarik hastalığın eşlik etmesi durumunda tekrarlama riski daha fazladır. Depresyonun klinik seyrinde kötü gidiş faktörleri aşağıda sıralanmıştır.
Kötü gidiş faktörleri
- İleri yaş
- Tedaviye geç başlama
- Alkol ve madde kötüye kullanımı ya da bağımlılığı
- Ek psikiyatrik bozuklukların bulunması
- Atak sayısının fazla ve süresinin uzun olması
- Ailede depresyon öyküsü
- GBelirgin yaşam streslerinin varlığı
- Sosyal desteğin az olması
- Çocukluk çağı travma öyküsü
- Kronik fiziksel hastalık
Depresyonun Nedenleri
Depresyon, birçok faktörle ilişkili olarak ortaya çıkabilen bir tablodur. Olumsuz çocukluk yaşantıları, stresli yaşam olayları, zayıf sosyal ilişkiler, düşük benlik saygısı gibi bileşenlerden oluşan psikososyal faktörler ile genetik faktörler ve kimyasal ileticilerdeki düzensizlikler gibi birçok faktörün çeşitli oranlarda yaptıkları katkılar depresyonun etyolojisinde rol oynamaktadır. Depresyonun ortaya çıkışını açıklamaya yönelik öne sürülen görüşlerden bazıları şunlardır:
Genetik: Özellikle birinci derece akrabalarda depresyon öyküsü
Beyin biyokimyasındaki değişiklikler
Nöroendokrin nedenler: Depresyonda, hipotalamo-hipofiz-adrenal (HPA) ve tiroid (TRH-TSH) aksında sorunlar
Biyolojik ritmde (uyku- uyanıklık ritmi) bozukluklar
Depresyonun Tedavisi
Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavide ilk seçenek İLAÇ TEDAVİSİ (antidepresan) ve/veya PSİKOTERAPİ’dir. Uygun ilaç, uygun dozda ve uygun sürede verilmelidir. Antidepresan tedavisi en az 6 ay olmak üzere sürdürülmelidir. Tekrarlayan depresyonda bu süre daha uzundur. İlaç tedavisinin ytanında mutlaka Bilişsel Davranışçı Terapi’dir.